2 milyona yakın araç sahibine egzoz muayenesi için son uyarı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmay...           • İkinci el araçlarda yeni dönem başlıyor Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında (Trafik Sigortası) tarife ...           • Açıklanamayan uzun telefon görüşmeleri boşanma nedeni Sürekli telefonla konuşan kadın, kendisine hakaret eden kocasıyla eşit kusurlu bulundu. Hi...           • Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Dar Gelirli Vatandaşların Yüzünü Güldürdü Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Dar Gelirli Vatandaşların Yüzünü Güldürd&u...           • Üniversitede Deri Mühendisliği Seçenlere Asgari Ücret Tutarında Burs Verilecek Üniversitede Deri Mühendisliği Seçenlere Asgari Ücret Tutarında Burs Verilec...           • Bakan Selçuk Duyurdu: Öğrenciler Nisan ve Kasım'da 1'er Hafta Ara Tatil Yapacak Bakan Selçuk Duyurdu: Öğrenciler Nisan ve Kasım'da 1'er Hafta Ara Tatil Yapacak Son d...           • Kimlik, Ehliyet ve Pasaport Randevularında Yeni Dönem Kimlik, Ehliyet ve Pasaport Randevularında Yeni Dönem Kimlik, ehliyet ve pasaport içi...           • Outlook hesaplarında güvenlik sorunu ortaya çıktı Outlook hesaplarında güvenlik sorunu ortaya çıktı Microsoft'tan yapılan aç...           • Yargıtay: Zorla İstifa Ettirilen İşçiye İhbar Tazminatı Ödenir Yargıtay: Zorla İstifa Ettirilen İşçiye İhbar Tazminatı Ödenir İşçiye zorla is...           • Muhtar maaşları kesilecek mi? Resmi açıklama geldi Muhtar maaşları kesilecek mi? Resmi açıklama geldi Dün sosyal medyada muhtar maaşları...           

Yargıtay, Türkiye'nin İlk Yerli Otomobili "Devrim" ile İlgili Kararını Verdi

Yargıtay, Türkiye'nin İlk Yerli Otomobili "Devrim" ile İlgili Kararını Verdi

Yargıtay, ilk yerli otomobil olan "Devrim" adının topluma mal olmuş bir değer olduğu için başka markada kullanılamayacağına hükmetti.

Türkiye'nin ilk yerli otomobili "Devrim", Yargıtay kararıyla Türk tarihi ve kültürü için önemli ve topluma mal olmuş bir değer olarak kabul edildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, "Devrim" adının, kamuyu ilgilendiren tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş markalar kapsamında olduğuna ve bu ismin başka markada kullanılamayacağına hükmetti.

NE OLMUŞTU?

Malkoçlar Otomotiv Sanayi, ürettiği bir otomobile Devrim adını vererek 2007'de bu ismi marka olarak tescil ettirmiş, TÜLOMSAŞ ise bu ismi ilk kez kendilerinin kullandığını, Malkoçlar Otomotiv'in bu ismi kullanamayacağını öne sürerek, tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesi istemiyle dava açmıştı.

DEVRİM'İN HİKAYESİ

İşte Devrim'in arkasındaki gerçekler!

Yerli otomobil sanayii hamlesi nasıl başlamıştı? Necmettin Erbakan’ın bu hamledeki rolü neydi? Devrim’i kimler, nerede, hangi şartlar altında yapmışlardı? Ve daha bir sürü sorunun işte cevapları...

 

 

1961 yılında dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel''in talimatıyla yapılan ve Devrim diye adlandırılan ilk yerli otomobilin hikâyesini beyazperdeye aktarmış. Filmde, yerli otomobil davasının öncüsü olarak bilinen Necmettin Erbakan''dan hiç söz edilmiyormuş. Yapımcı şirket “Tarihi kayıtlarda Erbakan''ın adına rastlayamadık” diye açıklama yapmış. Bunun üzerine Erbakan Hoca “Bunlar ya çok cahil ya da gerçekleri göremeyecek kadar kör” demiş…

 

Devam eden tartışmaya benim de bir katkım olsun. Bundan 10 yıl kadar önce Devrim otomobili ve genel olarak yerli otomobil davası ile ilgili geniş kapsamlı bir araştırma yapmıştım. Meclis Kütüphanesi''ndeki ''kazı çalışmalarımda'' rastladığım Düşünen Adam dergisinin 24 Mart 1961 tarihli sayısının kapağında Necmettin Erbakan ve “yerli otomobil davası” vardı. Devrim''in imali için verilen cumhurbaşkanlığı talimatından üç ay önce kaleme alınan ilgili yazıda şöyle deniliyordu:

“Gümüş Motor fabrikasının genç ve muvaffak Umum Müdürü Doçent Necmeddin Erbakan basın toplantısı üstüne basın toplantısı yapıyor, konferans üstüne konferans yapıyordu. Mümkündü: Türkiye''de kısa zamanda otomobil yapılabilirdi. Önce buna inanmak lazımdı. Necmeddin Erbakan İstanbul''un boş ve geniş bir arazi parçası üzerinde Gümüş Motor fabrikasını kurmağa niyet ettiği zaman da her kafadan bir ses çıkmıştı. ''Olamaz, Türkiye''de motor değil, çivi bile yapılamaz'' denilmişti. Erbakan, ''yapılır'' demiş ve yapmıştı. Bir kaç sene içinde yükselen fabrika, Batı memleketleri imalatı ayarında dizel motorları, seri halinde dizel motorları imal etmeğe başlamıştı. Dışarıdan getirilmesi mesele haline gelen ve çok pahalıya mal olan en ince makine parçaları artık piyasaya Türk malı olarak pırıl pırıl sürülüyordu.... Bu başarı bir başlangıçtı. Arkasından Türkiye''yi olduğu yerde kımıldatacak, silkinip kalkındıracak ''Sanayi Birliği'' teşebbüsü ve yerli otomobil imali fikri büyüyordu.”

Dönemin daha pek çok dergi ve gazetesinde Erbakan Hoca''nın bu konudaki öncü gayretlerine ilişkin haber ve yorumlar bulmak mümkün.

Yerli otomobil fikrini geliştirip Türkiye''nin gündemine taşıyan kişinin Necmettin Erbakan olduğu kesin. Bu fikri Çankaya Köşkü''ndeki bir ''brifing''de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel''e kabul ettiren ve dolayısıyla Devrim otomobilinin yapılmasına vesile olan da odur. Ne var ki Erbakan, Devrim otomobilinin yapım sürecinden -bir rivayete göre Ulaştırma Bakanı Orhan Mersinli''nin ideolojik rezervi nedeniyle- uzak tutulmuştur. Zaten Erbakan''ın da sürece itirazı vardı. Cumhurbaşkanı Gürsel ilk yerli otomobil numunelerinin imali için Haziran ayında talimat vermiş ve bu işin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine kadar bitirilmesini istemişti. Erbakan''a göre bu vazifenin üç-dört ayda bihakkın yerine getirilmesi mümkün değildi. Birkaç “maket” üretilebilirdi tabii; fakat asıl mesele olan seri üretime elverişli dört başı mamur bir yerli otomobilin yapılabilmesi için daha fazla zamana -ve bu vazifenin tevdi edildiği Devlet Demiryolları kadrolarının sahip olmadığı bir “otomobil ihtisasına”na- ihtiyaç vardı.

İki adet Devrim''in Ankara''daki Cumhuriyet Bayramı törenlerinde görücüye çıkmasından iki gün sonrasına ait bir gazete haberi:

“İlk Türk otomobilinin, Devlet Başkanı Cemal Gürsel''in arzusuna uyularak kuvveden fiile çıkması, bu imalata taraftar ve muhalif olan iki zümre arasında geniş akisler husule getirmiştir. / Gürsel''in ''Bir aşağılık duygusu ile bizde otomobil yapılamaz diyenler utansın'' sözünden utanması icabedenler Türk otomobilinin imalatını kendi menfaatlerini düşünerek baltalamak isteyenlerdir.... Devrim adı verilen otomobilin seri olarak imalinin mümkün olup olamayacağı hakkında dün Teknik Üniversitesi Motörler kürsüsü Doçenti Necmettin Erbakan''ın malumatına müracaat ettik. / Devlet Başkanı Gürsel''in yakından tanıdığı ve Türk otomobilini gerçekleştirecek çalışmaları sebebi ile kendisine geniş itimat beslediği hatta bu vazifeyi bir devlet bakanlığı payesinde yürütmesini arzu ettiği Erbakan şunları söyledi: / “Eskişehir Cer Atölyesinin üç ay insan üstü gayret sarfederek meydana getirdiği iki otomobil, iki özellik taşımaktadır. Birincisi, bizde otomobil yapılamaz diyenlere güzel bir cevaptır. İkincisi, bu işi yapacaklara cesaret vermiştir. Fakat otomobil, Teknik Üniversitesi Motörler Enstitüsüne sorulmadan yapılmıştır. Üzerinde çalışan arkadaşların otomobil ihtisası yoktur. Cer Atölyesi 1946''da üç dizel motör yapmış, fakat asıl işi Devlet Demiryollarına hizmet olduğundan seri imalata geçememişti. Eskişehir''deki hareket bizim davamız için atılmış adımdır. Üç ayda bir otomobil motörü imaline imkan yoktur. Teknik birçok hataları olduğunu kabul etmek lazımdır. Zira otomobil süt sağma makinesi veya dikiş makinesi değil, can makinesidir. Emniyet ister. Bizim on aydır üzerinde çalıştığımız dava başkadır. Biz binanın maketini yaparak övünmek yerine aslını meydana getirmek gayretinde idik. Aslı dediğim şey seri imalattır. Eskişehir''de arkadaşların yapmağa muvaffak oldukları otomobili tetkik ettikten sonra bunun bizim planlarımıza göre seri şekilde imal edilip edilmeyeceğini söyleyebilirim. Bu maksatla biliyorsunuz 9 firma oto sanayii için birleşmeğe hazırdır. İlerideki iltihaklarla bu rakamın 36''ya yükseleceğini tahmin ediyorum. Cer Atölyesi ilk adımı atmıştır. Şimdi iş memleket sanayiine bilhassa bunu yapmağa muktedir firmalara düşmektedir.” (Yeni Sabah, 31 Ekim 1961)

Hülasa: Devrim otomobili Necmettin Erbakan tarafından değil ama onun sayesinde yapılmıştır. Erbakan''a kalsaydı daha iyi bir otomobil yapılacak ve bunun seri üretimine geçilecekti.

TURİSTİ ŞAŞIRTAN MANZARA

Yayın yönetmenliğini Gökhan Evliyaoğlu’nun yaptığı, yazar kadrosunda Nurettin Topçu ve Peyami Safa gibi değerli münevverlerin bulunduğu DÜŞÜNEN ADAM, yerli otomobil davasının matbuat alemindeki en ateşli savunucusuydu.

Türk Otomobiline Doğru” başlıklı yazıdan bir bölüm daha aktaralım:

“Sirkeci garına Avrupadan gelen Simplon ekspresi biraz evvel yolcularını boşaltmıştı. Gardan dışarı çıkan genç bir turist saatın tam altında durdu ve etrafına merak dolu gözlerle bakmaya başladı. Bu merak biraz sonra bir hayret haline inkılap etmişti. Gerçi tren Türkiye hudutlarına girdiğinden beri birçok şeyler onu hayrete sevketmemiş değildi. … Fakat ŞU ÖNÜNDE DURAN KÜÇÜK ve karmakarışık meydanın arzettiği manzara onu en çok şaşırtmış ve hayrete düşürmüştü. Meydan adeta tıklım tıklım otomobil ve otobüslerle doluydu. Burası herhalde şehrin en işlek yerlerinden biriydi ve burada şaşılacak bir şey yoktu. Yalnız evet yalnız bir şey vardı ki onu hayrete düşürmüştü. Bu da şu önünde duran meydanı dolduran otomobillerin çeşitliliği idi. Burada her markadan otomobil vardı, her milletin, İtalyanın, Fransanın, Almanyanın, Amerikanın, Polonyanın, İngilterenin otomobilleri vardı. …O zamana kadar rastlamadığı bir marka otomobilin önünde durdu ve şoförün içerden açtığı kapıdan girerek arka sıraya yerleşti. Bu tip bir otomobile ilk defa biniyordu. Belki bu otomobil, İstanbulda yapılan bir Türk otomobiliydi.

“Genç turist bir müddet sonra öğrenecekti ki Türkiyede bu her çeşit, her milletten olan otomobiller arasında Türk otomobili yoktu. Türkiye motörlü bütün nakil vasıtalarını dışarıdan ithal ediyordu. Bunlara her sene Türk köylüsünün binbir güçlük içinde yetiştirdiği mahsullerin ve Türk işçisinin en düşük ücretle çalışıp topraktan söktüğü madenlerin harice satışından elde edilen milyonlarca döviz tahsis ediliyordu. Hatta Türkiyenin dış mübayaalarına kendi dövizi yetmiyor ve memleketimiz her sene artan miktarlar dahilinde harice borçlanarak ithalatını devam ettirebiliyordu. … Pekiyi her sene dışarıya milyonlarca lira ödememek, ithal rejimimiz için gittikçe gangrenleşen bir yedek parça ithali meselesini halletmek, bineceğimiz vasıtayı kendimiz yapmak için Türkiyede Türk otomobili imal edilemez miydi? Bu Türk sanayiinin inkişafında yeni bir dönüm noktası teşkil etmeyecek mi idi? Onbinlerce kişi yeni iş imkanları kazanmayacak mıydı?”

Hayalî “genç turist”in aklından geçenler, Erbakan ve arkadaşları sayesinde Devlet Başkanı Cemal Gürsel’in de aklını kurcalamaya başladı…

(Diriliş Postası)

Haber tarihi: 16/02/2019
Haber Okunma: 12972
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google


Önceki: Tüketicilere naylon poşet uyarısı: Buna dikkat edin!
Sonraki: Sahte Fatura Ödeme Merkezlerine Dikkat! Paranız Boşa Gidebilir




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)


İçerik Rss - Haberler Rss
Tasarım ve Programlama: Omnportal